Şimdi dağılmış her şeyimi topluyorum…
Dakikalarımı, günlerimi, saniyelerimi, yaşadıklarımı, hayatımı
ne varsa bana dair her şeyi topluyorum işte.
Hayat benim değil mi? Aklımda ve elimde ne varsa bir bir
topluyorum ve gözlerimi kapattığım an sonsuz bir yolculuğa çıkıyorum.
Öyle bir yol ki, önüme baktığım bu uzun yolun hiç sonu
gelmeyecekmiş gibi.
Duyduğum sadece benim sesim ve sadece gördüğüm yine benim
hayatım. İçimdeki sesi kimseye duyuramıyorum. Oysaki söylenmemiş o kadar çok
fazla şey var ki, her şeye dair, hayata dair…
Elimdeki ipler nasılda kaymış elimden. Zaman duruyor değil mi
bazen? İşte o an diyorsun ki ne olur Allah’ım zaman dursun ve ben yok olayım.
Keşke dünya yıkılsa da ben tek kalayım ya da sorun bende, bende ki bu kadar
fazla faşist gibi düşünmeye başladım.
Başımızdan neler geldi geçti. Şu hayatıma neler neler
sığdırmışım hâlbuki. Bir yeni yıl daha geliyor. Her yıl sadece açık ve net bir
şey istiyorum mutlu olmak, mutlu olmak ve yine mutlu olmak.
Ama görüyorum ki ben bunu dilemekten bile yorulmuşum.
Nasıl kızıyorum kendime bazen…
Bir karavanım olsa binsem ve gitsem ve hiç yol bitmese. Ne güzel
değil mi hayal kurmak. Zaten bu dünyada da hayallerimiz kadar varız.
Alıyorum elime bir ayna, bir sağıma bakıyorum bir sol tarafıma,
yüzüm bile ikiye ayrılmış ve birbiriyle alakası yok. Bende bile bu kadar
farklılık varsa insanlar nasıl aynı olsun diyorum.
Çok uzun zaman sonra, bir gün arkama baktığımda iyikilerimin
keşkelerimden daha fazla olmasını diliyorum.
Ve artık ben,
Sana dair
Bana dair,
Bu hayata dair,
Sonsuzluğa,
Yaşanmışlıklara,
Mutluluğa,
Kırgınlığa,
Senle olmaya,
Sensizliğe,
Üzülmeye dair ne varsa alıp gidiyorum.
Hem senden, hem de benden…
Aldığım yükün altında binlerce kez ezilmeye razıyım…
Sen için,
Ben için,
Bizim için…
Yaşamak için…
Seni seninle yaşamak için…
Her ayrılık zordur. İnsan bunada alışır. Ne de olsa insanoğlu
her şeye alışır.
Her şeye alıştığı gibi…
ADA…
SEVGİLERİMLE
NUR YAMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder